Burnum kanıyo
Gerekenden bir tane fazla komplo teorisi okudum sanırım. Artık kafam almıyor, burnumdan kan geliyor düşünürken.
Dünyayı düşünüyorum.
Ne kadar çifte standartlı olduğunu. Daha doğrusu iki yüzlü. Bu düşünceleri tetikleyenler etrafımızda gördüğümüz günlük olaylardı ilk başta. Yöresel ve evrensel. Hani hiç farkına varmadığımız. Başka yerden bakınca ürkütücü olanlar. Hiç oradan bakmak istemediklerimiz.
Arkadaşlar. “A”nın, “A” olmasının sebebi, bizim ona “A” dememiz. Hepimiz anlaşıp “A”yı yok sayarsak, “A” yok olur. İnananı kalmayan bir tanrı gibi. Yine de bu “A”nın eskiden var olduğu gerçeğini değiştirmez. Tek fark artık o gerçeğe varılma gereksinimine ihtiyaç kalmamasıdır.
Küçük dünyasında yaşayan, elitist piçleriz hepimiz. Bana bakın mesela, bu yazıyı tumblr’a yazıyorum. Tumblr ne amk? Ne zaman girdi hayatımıza?
Müziklerimizi özenle seçeriz. Ve filmlerimizi. Ve kitaplarımızı. Onlar bizim kim olduğumuzu ifade ediyor çünkü. Biz telefonumuzda apaçi marşı çalmayan insanlarız. Takım elbisenin altına beyaz çorap giyemeyenleriz. Hobilerimiz çok klas ve bizi diğer insanlardan ayırıyor. Kendi dünyamızı yarattık. Ve mutluyuz. Siyaset? “AKP’ye oyum gitmesin diye CHP’ye verdim.” Aferin yarrağım. Bugün üniversite öğrencisi /mevzunu bir insanın siyasi görüşünün özeti budur. Peki bu noktaya nasıl geldik?
Kafam çok dağınık. Yazının da belli bir amacı yok. Oradan oraya atlıyorum. Hoşunuza gittiyse devam edin. Gitmediyse inanılmaz bir aydınlanma noktasına bağlanmayacağına emin olabilirsiniz.
Ben diyorum ki, olay taraf ya da taraftar olmakta. Hani şimdi insanlar, ne yazık ki doğal olarak, bir topluluk içinde yaşama arayışında ya. Büyük şehirlerin çok kültürlü yapısını da hesaba katalım. Sizin içinde yaşamak isteyeceğiniz topluluk daha da özelleşiyor böylece. Sizin gibi insanlarla yaşamak istiyorsunuz. Ya da olmak istediğiniz gibi insanlarla. Bu dürtüsel bir şey aslında. Bilinçaltınızda yatan.
Peki bunu nasıl sağlarsınız?
Onların yaptıklarını yaparak. Gittikleri yerlere giderek. Söylediklerini benimseyerek.
İnanın bana, bu dünyada Radiohead dinleyen ilk insan siz değilsiniz. Kesin Thom Yorke falandır ehehe. Dolayısıyla ben zaten bu müziği kendim dinliyordum sonra başka dinleyen insanlarla tanıştım demeniz abes olur. İnternette onlarca hesabımız olmasının sebebi ne peki a piçler? Ne mi? BEN BURDAYIM demek. Kendi yaptıklarını insanlara göstermek. Ve… BAŞKALARINA BAKMAK. “Hizada mıyım?” diye. Bundan seneler önce fotoğrafçı bir genç kız vardı deviantart ortamlarında. Ünlü. Ve bu kız bir şeyler yapardı, diğer kızlar onun izinden giderdi. Kim olduğunu anlayan anlamıştır. ÜZERİ YAZILI PROFİL FOTOĞRAFLARINIZ… Yıllar önce de vardı zaten. Ve siz o akıma dahil olmak istediniz. Kimizinin hoşuna gitti. Kiminizin hoşuna gitti ama çok geç kaldığı için utandı. Taşağına yaptı. Ama yaptı. Neden? This is how we roll.
RAKKKKINNN KOKAAAAAAAAA gidiyor muyuz gençler?!?! Bak oradaki fotoğraf çok iyidir mesela. Oradaki insanlar birbirine çok yönden benzer, bir o kadar da ayrıdırlar. Mesela onlar orada eğlenirken, ülkede şehitler verilir. Ama bunu düşünmek istemezler. Çünkü oraya eğlenmeye gitmişlerdir. Zaten çoğu da savaşı, kavgayı sevmez.
Burada aç parantez şehit nedir; “Kutsal bir ülkü veya inanç uğrunda ölen kimse” -tdk.gov.tr; kapa parantez.
E tamam o zaman. Üzülmek ya da ilgilenmek zorunda değil ki bu insanlar. Kutsalımız tutmuyor olabilir. Din desen, zaten dinden soğudular. Türkiyedeki inanılmaz hızlı ateistleşme sürecinin farkında mısınız? Eğitimimiz arttığı için mi oldu bu? Hayır. Gelişmiş olarak baktığınız milletlerin ne kadar bağnaz olduklarının farkında mısınız? Başka ülkeye savaş açıp “Bana bu görevi tanrı verdi.” diyen bir başkan mesela. Çok gelişmiş Amerika çölde binlerce şehit verirken bu ülke ateist olmadı da biz nasıl bu kadar hızlı ateist oluyoruz?
Hadi dini geçelim.
Ülke de kutsal olmayabilir bu insanlardan bazıları için. Buna kaç kere şahit oldum. İnanamadım. Ben naif bir insanım kesinlikle. O yüzden inanamıyorum böyle. Çok safım. Adam, internette çeşitli bir platformda şunları söyleyebiliyor;
-Bu ülkede yaşamaya utanıyorum.
-X yerden dönünce İstanbul kesmedi.
-Dinlediğim müziklerden ne kadar yanlış bir ülkede doğduğum anlaşılıyor.
Yarrağım…
Sana yetemediği için çok üzülüyor bu ülke. İnan çok çalışıyoruz. İlkokullara bedava Sigur Ros albüm seti dağıtılacak bu sene yeter ki senin seviyene erişebilelim ve biz de yabancı yarrağının o doyulmaz tadına varalım. Sanki küçüklüğünde yerli pop dinleyip zıplayan bu piç değildi.
Hadi ülkeyi de geçtim.
Bu şehit dediğimiz çocuklar; işte sen, ben bir de arkadaşlar. Bunlar oraya gönüllü mü gidiyor lan? Sen rakın koka gönüllü gidip eğlenirken, bu adamlar emir alıyor, teğeye konuşlanıyor, yanarak ölüyor. Ülkeyi, dini, bayrağı koruyacağız diye. Bayrağın renklerini bilirsin koka kolayla aynı. Koka kolayı ters çevirince Allah yazıyor hadi onu da çözdün. Hani ülke dediğimiz kanla sınırları çizilen yer var ya. Bu adamlar o sınırların üstünü çiziyor kendi kanlarıyla. Sen konserlerde omzuna kız kaldırıp, elinle terini silerken. Ve asıl olay nerede biliyor musun? Bunlar oraya gönüllü gidiyor. Ölmeye. Anneleri babaları şunu diyor. Sırada küçüğü var askere gidecek. Vatan sağolsun. Elitsin ama sen. Nişanlının askerden dönmesini değil fakbadinin erasmustan dönmesini beklersin.
E hadi bunu da geçelim. Olan olmuş bir kere. Teröre lanet. Her şeye rağmen yaşama devam. O da nasıl bir mantıksa amk… Hiç bir şey olmamış gibi davranalım. Ölü takliti yapalım belki giderler. Hiçbir şey olmadı tabi. Yanarak ölen sen değildin. Takıl rölantide.
Benim anlamadığım… Hadi diğerlerini de anlamadım da… Artık burnumun kanadığı yer; Amy Winehouse ölünce neden yeri göğü inlettiniz a piçler? Onu bu kadar özel kılan neydi?
Ben kimseye bir fikir aşılamaya çalışmıyorum. Hatta kimse kimseyle aynı fikirde olmasın. Ama o amına koyduğumun televizyonları, gazeteleri bırakılsın artık. ONLARIN YARISI AYNI ADAMIN LAN. Diğer yarısı da başka adamın. Seçmek zorunda değilsiniz. Uzaklaşın tamamen.
Bazen şunu düşlüyorum, insanlar düşünsün. Ama herkes. Ha doğru, ha yanlış. Bunu yapsınlar. Ben doğru mu konuşuyorum? Bilmem. Ama bu dediklerim benden çıktı. Elçilik yapmadım yani. Körü körüne hiçbir şeye bağlanmayın. İnanan dinini, güvenen dayandığı duvarı sorgulasın. Düşünmenin çıkış noktası budur zaten. “Başka nasıl olabilir?” şüphesi. Ben de bunu düşünüyorum bazen.
Blogun sikik tarzından aykırı bu sikik yazının asıl sebebinin şu haber olduğunu ise asla bilemeyeceksiniz. http://www.bbc.co.uk/news/uk-politics-14306544
Yanıtlarsanız, hoşuma gider. Buton çıkmazsa submit yapın, bazılarını yayınlayabilirim.
-
grekoromen liked this
-
gamzedegilim liked this
-
hakanozgul liked this
-
simurg liked this
-
bisandalyecek liked this
-
1205415 liked this
-
berkadam posted this