Allahsız Şeker Portakalı

İlk gençliğimi pek hatırlamıyorum. Oraları kasıtlı olarak sildim. Erken yaşta gelen bir depresyon sonrası. Şu an geriye baktığımda, o depresyonu şimdi yaşasam dört kez intihar edip üç kez mezarımda ters dönerdim.

O döneme ait hatırladığım şeyler arasında. Çocuk Kalbi diye bir kitap var. Detayları tam hatırlamıyorum. Mavi ve yıldızlı bir kabı olması lazım. Okumayı yeni öğrenen bir insan için kalın bir kitaptı. Yanılmıyorsam yazarı Fransızdı. İstesem wikipedia’ya bakabilirim. Ama bakmıyorum. Çünkü önemli olan insanın aklında kalanlar. Yalan yanlış. Kitabın konusunu ya da bitirip bitirmediğimi hatırlamıyorum.

Bu kitabın önemi aynı dönemde (ya da muhtemelen sonraki dönemde) aynı popülerliğe sahip ŞEKER PORTALI adında orospu çocuğu bir kitabın ortaya çıkması. Şeker Portalı benim için bir tehditti. Çünkü bu kitabın bir kopyasına sahip değildim, ne hakkında olduğunu bilmiyordum ve bu kitaptan hoşlandığını ima eden insanlar benim üzerimde ezici bir üstünlüğe sahip oluyordu. Çünkü daha okumayı yeni öğrenmiştim ve Cin Ali, Pıtırcık gibi episodik serileri saymazsak bildiğim edebi eserlerin sayısı belki de onu geçmezdi. Kaşağı, Türk Çocuğu Primo, Kahraman Türk Çocuğu ve bilmemkimin okulun önemli günlerde verdiği ödevlerde bana yardımcı olan şiirler antolojisi şu an aklıma gelenler.

Mutlu etmek istiyorsan anneni ve babanı
Verilen görevlerde esirgeme çabanı 

Ve Çocuk Kalbi adlı kitapla aklıma gelen bir başka şey de kolye şeklindeki şekerlemelerdi. Aslında tüketim toplumuna bir eleştiri olan bu ihtiyaç ürünü iki sebebe hizmet ederdi. Onu stil sahibi olmak için giyerdik ve acıktığımızda yerdik. Tadı da iğrençti.

Ben ve bir çoklarımız böyle zamanlarda büyümüşken toplumun bizden beklentileri ne kadar ciddi olabilir?

  1. berkadam posted this
Short URL for this post: http://tmblr.co/Z99fby5QOVL7