Rızkına Coşanlar
Sana emesenden o mühim soruyu sorduktan sonra, ki kendimi buna çok hazırlamıştım ve bu hazırlık beni oldukça yıpratmıştı, cevabı bekleyecek ne sabrım, ne gücüm ne de cesaretim kalmıştı.
Ve internetin başından kalkıp kaçtım. Evet bildiğin kaçtım. İlk başta odanın dışına, ekranı göremeyeceğim açıya sahip bir yere doğru kaçtım. Çünkü o an gelecek ekrandaydı ve ben gelecekten korkan bir insanım. Ama bir kez odadan çıktığımda her şey için çok geçti. Antredeki ayakkabı dolabına çarpmamak gayretiyle sergilediğim ceylanlık, kanıma doluşan adrenalin, o konsantre kaçış hali bir kez benliğimi benden almıştı bile. Evin kapısını çarpıp çıkarken kapıyı kitlemeyi düşünmedim bile. Hırsız girerse girsindi. Hatta şansım yaver giderse o çok korktuğum geleceğimi, yani dizüstü bilgisayarımın ekranında gözükecek, muhtemelen senin o an yazmakta olduğun yanıtı da yanında götürebilirdi.
Apartman kapısı, kaç kere aksi tembih edildiği halde, açık bırakıldığı için, orada fazla sorun yaşamadım. Caddenin karşına doğru yeltendim. Üstümde promosyon tişört, şort pijama altım, farkında olmadan giydiğim on senelik spor ayakkabılarım. Tam karşıya geçecekken kırmızı ışık yandı. Kendi etrafımda bir tur atıp minibüs caddesine doğru istikametimi belirledim. Bir elimde anahtarlar. Diğerinde sigara çakmak. Evden ne koşulda çıkarsam çıkayım bunları unutmazdım. Telefonu o kadar önemli değildi, o an kaçmakta olan bana. Zaten pili azdı ve yeni şarja takmıştım.
Koşuyordum. Koşarken de durmadan sigara yakıyordum. Pakette altı dal vardı. Üçünü içtim Kadıköy tarafına yardırırken. Hala koşuyordum. Nefes kalmamıştı. Kalp bitmişti. Ölecek gibiydim. Ama geri dönemezdim. Daha hazır değildim.
İşte o an farkına vardım. Paketteki üç dalı içtiysem, geriye üç dal kalmıştı. Dolayısıyla bir bu kadar daha koşabilirdim sigara içerek. Üniversite civarında olan ben ya geri dönecektim, ya da ileriye gidecektim arkama bakmadan.
AMA BU AMINA KODUĞUMUN BLUE ICE MALBUŞU GALAKSİDE SADECE BİZİM EVİN ALTINDAKİ BAKKALDA SATILIYORDU. Ve ben başka sigara içemiyordum artık :(
Dertlere tasalara bıçak çekip geri koştum, eve. Üç sigara da öyle gitti. Yeni paket aldım. Kan ter içindeydim ama değmişti. Ne zamandır spor yapmıyordum. Bütün enerjim bitmiş, ne korku kalmıştı geriye, ne sıkıntı. Önce bi su içtim. Sonra su-sigara artçılı kakam geldi onu yaptım. İşim bitince geçtim bilgisayarın başına.
Ekran uzayın boşluğu kadar karanlıktı.
Telefonu şarja takarken dizüstünün fişini çıkarmışım amk :(